Kedi ve Köpeklerde Zehirlenmeler. - Vets and Pets Veteriner
Vets and Pets Veteriner
ANASAYFA FORUM İÇERİK ARA GALERİ VİDEOLAR KÖPEKLER KEDİLER KUŞLAR BALIK İLETİŞİM

KATEGORİLER

Kedi ve Köpeklerde Zehirlenmeler.

Kedi ve Köpeklerde Zehirlenmeler.

Tarih 29 Ekim 2014, 15:30 Editör

Köpek ve kedilerdeki zehirlenme olaylarını her zaman kesin olarak tanımak olası değildir. Zehirlenme tanısının koyulması için bazı koşullar gerekir.

1- Zehrin alındığının görülmüş olması
2- Zehrin saptanmış olması,
3- Zehirlenmeye ait klinik semptomların belirgin zehirlenme tablosu göstermesi,
4- Hayvanın ne aldığını belirlemek üzere tattıkları yiyecek ve yemek kaplarındaki artıkların toksikolojik muayene yöntemiyle kontrol edilmesi
 
Kedi ve köpeklerde zehirlenme olaylarına ender olarak rastlanır. Bu tür hayvanlardaki zehirlenmeler daha çok üremi, akut nefritis, hepatopatiler, hepatonefropatiler gastroenteritis'ler paralitik ileus, inkarserayon, volvulus,strangulasyon,torsiyo ventrukuli barsak invaginasyonları, distemper, leptospirosid, toksoplazmosis, endoparazitismus, kalp yetmezliği dolaşım bozuklukları ve pyometra olayları ile karışabilir.
 
Hastalar zamanında veteriner hekime getirilmedikleri taktirde yapılacak ilk sağaltımuygulamaları
Zehrin en kısa sürede vücuttan atılmasını sağlamak veya zehri nötralize etmektir.( mide yıkanması , kusturma, sürgütlerin verilmesi lavman yapılması)
 
Fiziksel önlemlerle zehrin emilmesinin önlenmesi ( absorbsiyon veya adsorbsiyon ve oksidasyon)
ayrıca kimyasal reaksiyonların oluşturulması (rediksiyon çökeltme çözünürlüğünü önlşeme hücreler tarafından atılması vb..)
 
yöntemlerine dayandırılmalıdır. Daha sonra hastalanan organın semptomatik tedavisine geçilebilir.
 
Zehirlenmelerde zehrin kaynağı ve zehrin türünün belirlenmesi sağaltım açısından oldukça önemlidir.
 
Zehirlenmelerde Alınacak önlemler
 
   Hastanın yaşamını tehdit eden olgularda en önemli uygulama yaşamsal fonksiyonların düzenlenmesidir. Bunun için solunum yolları açık tutulmalı, yapay solunum yapılması, dolaşımın düzenlenmesi ve ilaçlarla sağaltıma başvurulmalıdır.
 
  Solunum yollarının açık tutulması dilin dışarı çekilmesi ağız boşluğu ve larenksin mmukus kusmuk ve yiyecek artıklarından temizlenmesiyle mümkündür. Rahat solunum yapılması için tracheatüp takılması gerekebilir. yapay solunum yapılması ağızdan tracheatüp'ten veya narkoz aygıtından saf oksijen verilmesiyle sağlanır.
 
   Kalp durması olgusu ortaya çıkmış ise ekstratorakal kalp masajı uygulanır. kalp masajı uygulanırken eğer akciğer ödemi var ise hayvan sağ tarafına yatırma yerine oturur pozisyonda durması sağlanır. Digital zehirlenmesi dışındaki olgularda elektro şok uygulanabilir.
 
  Zehirlenmenin türüne göre ilaç sağaltımı yapılır. Ayrıca kalp durmasında inrakardial ve iv yolla ilaçlar kullanılabilir.
 
  Zehirlenme olaylarında hasta biran önce olay yerinden uzaklaştırılır, Zehirlenmenin çeşidine göre kıllar ve deri yıkanır kesilir yıkama solüsyonu zehrin tipine göre seçilir. Yağda çözünen zehirlerin uzaklaştırılmasında rezorpsiyona yol açmayan parafin yağlardan yararlanılır.
 
Zehir ağıdan alındı ise en geç 2 saat sonra mide bağırsaktan uzaklaştırılması gerekir. bunun için kusturucular, absorbe edici ilaçlar kullanılır ve mide bağırsak lavajı uygulanır. çok acil durumlarda imkan yok ise  1 yemek kaşığı tuz bir bardak ılık suda eritilerek içirilebilir. bu esnada daha sonra kusma durmaz ise antiemetikler uygulanmalıdır.
 
  Kedilerde apomorfin kullanımı şiddetli eksitasyona yol açacağı için sakıncalıdır. bu tür hayvanlara apomorfin yerine ksilazin ( rompun) sc tercih edilebilir. bu uygulama kusturma etkisinin yanında krampları ortadan kaldırması açısından yararlıdır.
 
  Bilinç kaybı yutma refleksi bozuklukları ile santral sinir sistemini etkileyen zehirlenmelerde emetik ilaçların uygulanması kontraendikedir. ayrıca mineral yağ deriveleri, asit ve alkali maddelerin içirilmesinden sonra emetik ilaçların verilmesinden kaçınılmalıdır.
 
Karnivorlarda mide yıkanması baygın hastalarda yapılabilir.
Bilinç kaybı oluşmamış hastalarda tıbbi toz kömür veya tablet eritilerek hayvana sonda ile içirilir 30 dk sonra uygulanacak emetik ilaç ile hayvan kusturulur. böylece ilaç tekrar dışarı alınmış olur.
Hastalarda özellikle barsaklara geçmiş zehrin uzaklaştırılması için diğer bir yöntemde sodyum sülfat ve tıbbi kömürün peroz yolla verilmesidir.
 
Yağda çözünen zehirli maddelerin alınması durumunda hastalara rezorbsiyonu sağlayıcı gıdaların ve süt verilesinden kaçınılmalıdır. bunun yerine mineral yağlar parafin likit içirmekte sakınca yoktur.
 
Barsaklarda bulunan zehirler kusturucu rektal lavman aracılığı ile de uzaklaştırılabilir.  su zehirlenmesinin önüne geçmek için serum fizyolojikten yararlanılabilir.
 
Zehirlerin bir kısmı böbrekten bir kısmı hepetointestinal dolaşımla barsaklardan bir kısmıda solunum yoluyla akciğerlerden dışarı atılır. Böbrekten atılma diüretik kullanılmasıyla daha fazlalaşmış olur. ayrıca hastaya yeterli miktarda sıvı verilmeye çalışılmalıdır. Özellikle zehrin etkisi ile böbreklerin iflas etme riski vardır, bu durum idrar miktarının azalması ilede kendini gösterir. Çıkarılan idrar miktarının en azından saatte 1ml / kg olmalıdır.
 
  Zehirlenen hastalarda bedenen ısının kontrol edilmesi önemlidir. Hipotermi olaylarında hayvan ısıtılarak bedeb ısısı dengelenmeye çalışılır. Hipertermi olaylarında ise vücuda soğuk aplikasyonlar yapılmalıdır. Soğuk suyla lavman , soğuk dializ solüsyonları vücuda soğuk su serpilmesi vs)
 
Kramplarla seyreden zehirlenme olaylarında kramların önüne geçilmelidir.
 
Zehirlenme olaylarında sağaltıma zaman kaybetmeden başlamak için gerekli ilaçlar hazır olmalıdır.
 
 ANTİFİRİZ ZEHİRLENMESİ
 
Antifiriz otomobil motorlarındaki soğutucu su içerisine katılan donmayı önleyici bir maddedir. Bu madde tatlı ve hoş lezzette olduğundan yere döküldüğünde kedi ve köpekler tarafından iştahla yalanması sonucu antifiriz zehirlenmesi ortaya çıkar.  kedilerde minimal letal doz 1,5 ml/kg  köpek için 6.6 ml / kg dır.
Antifirizin etkisiyle kapillar damarlarda santral sinir sisteminde bozukluklar serebrospinal sıvıda artışla böbreklerde oxalat toplanması nefroz ve hayvanın narkoza girmesi ve metabolik asidoz şekillenir. idrar ph sında azalma olur.
Semptomlar: antifirizin alınmasından 30 ile 60 dk sonra semptomlar ortaya çıkmaya başlar ilk olarak kusma bazen kanlı , ishal , halsizlik salivasyon , ataksi , taşikardi , tetanik kramplar ( hipokalsemiden dolayı)  ve apati gözlemlenir.
 
Ayrıca bu hayvanlarda hematüri ileri derecede albuminüri ve üremi dikkati çeker
Kedilerde ise huzursuzluk , korkaklık, dengesizlik bayılma görülür.
Sonuçta hayvanlar 6 saat içerisinde komaya girerler . ölümden önce dehidrasyon , anüri , üremi asidoz oxalatüri kramplar ve beyindeki yaşam merkezlerinin etkilenmesi sonucu beden ısısında düşme görülür.
 
Tanı şiddetli oxalaturi görülmesi kanda etilen glikol saptanması ve anemlez bilgilerine göre tanı koyulur.
 
En kısa sürede sağaltıma başlanmalıdır.. 
 
Arı Sokması Sonucu Zehirlenme

Özellikle köpeklerde sık karşılaşılan arı zehirlenmelerinde arının türü, sayısı, köpeğin bireysel duyarlılığı ve ısırılan bölge önemli faktörlerdir. Yaban arıları, bal arıları veya eşek arıları tarafından sokulma nedeniyle zehirlenme oluşabilir. Yapılan araştırmalar arı zehirinin asit ve alkali nitelikte farklı iki bezin salgısının karışımından oluştuğunu ve bu nedenle iki farklı etki oluşturduğunu göstermektedir. Asit salgılar flegmon ve hemolize, alkali salgılar ise neurotoksik etkiye neden olmaktadır.
Arının iğnesini sokması ile birlikte zehir deri yolu ile vücuda girer ve öncelikle bölgesel daha sonrada genel etki yaparak zehirlenmeye neden olabilir. Lokal etki özellikle sokulan bölge yönünden önem taşımaktadır. Ağız içi veya boğaz bölgesinden sokmalarda, bölgede oluşan şişkinliğe bağlı olarak şekillenen solunum güçlüğü nedeniyle ölüm görülebilir. Oysa farklı bir bölgede oluşan lokal bir şişkinlik fazla bir önem taşımayabilir. Ayrıca göz çevresinde oluşan şişkinlikler körlüğe ve bel bölgesinde oluşan şişkinlikler sinirlere baskı yaparak felçlere neden olabileceğinden önemlidir.
Birden fazla sayıda arı sokması halinde yoğun zehir alımı sonucunda kısa sürede zehirin damarlara sızması ile genel etki başlayabilir ve zehirlenme belirtileri görülebilir. Ancak arının salgısında bulunan proteine karşı bünyesel duyarlılığı olan köpeklerde tek bir arı sokması dahi öldürücü olabilir.
Aniden acı bir çığlık atılması, huzursuzca koşuşturmaya başlaması, sokulan bölgeyi yalamak istemesi belirgin klinik bulgulardır. Sokulan bölgede kızarıklık ve şişkinlik gözlenebilir. Bölgede kaşıntı belirgindir. Zamanla şişkinlik ödemli bir hal alabilir. Ancak arının yutulması sırasında ağız içinde oluşan sokma olaylarında belirgin bulgu boğazına bir şey takılmışçasına çıkarma çabaları ve ilerleyen bir solunum güçlüğüdür. Yoğun arı saldırısının söz konusu olduğu durumlarda tüm vücutta yaygın bir kızarıklık, şişkinlik, solunum güçlüğü, nabız sayısında ve solunum sayısında artış, titremeler, kusma, kramplar ve kısa sürede gelişen bir koma hali görülebilir.
Özellikle yutma sırasında oluşan ve fazla sayıda arı saldırısının söz konusu olduğu durumlarda hayati tehlike yaratabilen arı sokmalarında erken müdahale yapılması önem taşımaktadır. Öncelikle zehirin genel etkisine karşı antihistaminikler ve dolaşımı uyaran ilaçlar yanında, solunumun rahatlatılması önemlidir.
 
Organik Fosforlu İnsektisit Zehirlenmeleri
 
Veteriner hekimlikte ve tarımsal mücadelede kullanılan asuntol, neguvon, diazinon, malathion vb. alkil fosfataz ve fosforik asit türevi olan antiparaziter ilaçların alınmasına bağlı olarak şekillenir. Çok geniş bir sahada kullanım alanı olan organik fosforlu insektisitler suda az yağda ise yüksek oranda çözünürlüğe sahiptirler. Kullanım alanlarının fazla olması pek çok yolla temasa ve dolayısı ile zehirlenmeye neden olduğundan sık karşılaşılan zehirlenmelerden biri olarak kabul edilebilir.Kediler yiyecekleri konusunda daha titiz ve dikkatli olduklarından kedilerde görülme oranı köpeklere göre daha azdır. Kedilerde ölmüş farenin yenilmesine bağlı olarak veya tarımsal alanların havadan ilaçlanmasına bağlı olarak daha kolay şekillenebilir.
Ayrıca ilaç kaplarının kullanılması veya açıkta bırakılması, insektisid tedavisinde ilaçların iyi doze edilememesi gibi bir nedenle zehirlenme şekillenebilir.
Organik fosforlu insektisidler; sindirim, solunum, deri ve konjuktival yolla vücuda girebilir. Vücut dokularında lokal bir birikim göstermeksizin tüm vücuda yalılırlar ve yüksek dozları bu nedenle ani ölümlere neden olabilir. Vücuda girdikten sonra başta karaciğer olmak üzere dokularda enzimatik etkiye maruz kalırlar. Genel olarak organik fosforlu insektisidlerin çoğunluğu uğradığı metabilik değişim sonucunda suda kolay çözünen metabolitlere dönüşerek zehirlenmenin hızla şekillenmesine neden olurlar. Etkileri asetil kolini parçalamaları ve ilgili enzimi (asetil kolinesteraz enzimi) bloke etmelerine bağlıdır. Vücutta tüm sinir uçlarında, düz kaslarda merkezi sinir sisteminde asetilkolin birikimine ve sinirlerin aşırı uyarımına neden olur. Ölüm genellikle solunumun bloke olmasına bağlı olarak şekillenir.
Klinik belirtilerin görülmesi etkene ve miktara göre değişik sürelerde olabilir. Bu belirtiler zehirin alınması ile hemen görülebileceği gibi bir iki saat içerisinde de başlayabilir. Genellikle ilk görülen belirti salya artışı ve çeşitli kas kümelerinde gözlenen seyirme ve titremelerdir. Kaslardaki güçsüzlüğe bağlı olarak sallantılı bir yürüyüş görülebileceği gibi kısmi felçlerde şekillenebilir. Bulantı, kusma, sancı ve kramp, istem dışı çiş ve kaka yapma, soluk alıp vermede güçlük, dil, göz kapağı ve yüz kaslarında titremeler, refleks kayıpları görülebilir. Mukozalar yetersiz oksijen nedeniyle siyanotik bir görünümde olabilir. İlerlemiş durumlarda bronşlarda ve larekste gelişen spazmlara bağlı olarak solunum yetmezliği belirtileri gözlenir ve koma şekillenerek ölüm gerçekleşebilir.
Organik fosforlu bileşiklerin düşük dozlarda uzun süreli alınması halinde vücutta tolerens gelişebilir. Köpekler bu duruma oldukça dayanıklıdır. Zehirlenme belirtilerinin görülmesi uzun süreler sonunda olur. Organik fosforlu insektisidlerin zehirliliği bir çok faktöre bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Örneğin ortamın ısısı, ilacın türü, köpeğin yaşı, cinsiyeti, ilacın miktarı ve birkaç organik fosforlu maddenin bileşik halde bulunması gibi.Tüm zehirlenmelerde olduğu gibi erken müdahale hayat kurtarıcı olabilir. Tedavisinde önemle dikkat edilmesi gereken solunumun desteklenmesidir.
Eğer organik fosforlu bir madde ile zehirlendiğini düşünüyorsanız veteriner hekimin müdahale etmesi için beklenilen sürede sizin yapabileceğiniz en iyi yardım onu kolay soluk alacağı bir pozisyona getirmek, ortamın bol oksijen almasını sağlamak ve solunum durduğunda eğer yapabiliyorsanız suni teneffüs yaptırmaktır.
 
Antu (Alfa Naftil Tyoure) Zehirlenmesi
 
ANTU, fare mücadelesinde kullanılan gri, mavi renkli tatsız ve kokusuz, suda çözünmeyen bir kimyasal maddedir. Fareler için hazırlanan tuzak yemlerine katılarak kullanılır. Hazırlanan bu tuzak yemlerinin köpekler tarafından alınması sonucunda zehirlenmeye neden olur.
Oral yolla alınan zehirin sindirim kanalından emilimi çok hızlıdır. Zehirin alınmasından sonra yaklaşık bir saat içinde zehirlenme belirtileri görülebilir. Ölüm çoğu zaman kaçınılmaz gibidir. Ancak erken müdahale ile 12 saatten fazla yaşayabilenlerde kurtulma şansı daha yüksek olabilir. Zehirin vücutta metabolize edilmesi ve atılımı da hızlıdır.
ANTU köpeklerde kusma merkezini etkileyerek kusmaya neden olur bu da doğal bir korunma getirir. Kusma ile zehir dışarı atıldığından emilecek miktarın dolayısı ile etkileyen zehir miktarının azalması fayda sağlar. Ancak midenin dolu olması bu duruma ters etki yapar çünkü mukozada oluşan irkilti gecikir ve zehirin vücutta kalmasına neden olur.
Alınan zehirin sindirim kanalından emilimini takiben ilk gelişim akciğerlerde hücresel geçirgenliğin artmasına bağlı olarak akciğer ödeminin oluşmasıdır. Ödem şekillenmesini takiben hava yollarına sızan exudat nedeniyle soluk alıp verme güçleşir. Bunun sonucunda oksijen yetersizliği ve buna bağlı metabolizmalarda aksamaların şekillenmesi nedeniyle asfeksi (solunum güçlüğü) ve koma sonucu ölüm şekillenir.
Zehirin oral yolla alınması ile birlikte hızlı bir şekilde klinik belirtiler gözlenebilir.
Başlangıçta salya akıntısı vardır. Su içmek ister ancak kusmalar başlar. Bu devrede huzursuzluk ve halsizlik gibi belirtilerde izlenebilir. Kusmaları takip eden en belirgin bulgu solunum güçlüğüdür. Nabız hızlıdır ancak güçsüz olarak hissedilir. Sallantılı bir yürüyüş ve kasılmaları takiben iyice halsizleşir ve yerden kalkamaz. Vücut ısısında düşme, öksürük, kanlı ve köpüklü burun akıntısı, deride küçük kanama odakları ilerleyen dönemlerde gözlenebilen belirtilerdendir. Ayrıca mukozalarda oksijen yetmezliğine bağlı olarak siyanozlar belirginleşebilir. Bu klinik belirtilerin görülmesini takip eden koma halinde ağız ve burundan köpüklü sıvı gelebilir. Genellikle bu devreyi takiben ölüm şekillenir.
ANTU’ya karşı duyarlılık yönünden hayvan türleri arasında fark olduğu gibi zehirin miktarı, köpeğin aç veya tok oluşu, yaşı ve kolay kusabilmesi gibi pek çok faktör zehirliliği üzerine etkin rol oynamaktadır, etkin bir antidotu olmadığından erken müdahale ile zehirin vücuttan uzaklaştırılması tedavide önemlidir.
 
Dicumarol Bileşikleri İle Zehirlenme
 
Dicumarol bileşikleri rat (fare) zehiri olarak kullanılan tatsız ve kokusuz bileşiklerdir. Bunlar içinde sık kullanılanları, cumaphen(warfarin), cumateralyl (rakumin) ve cumafuryl (fumarin) dir. Köpekler dikumarol bileşiklerine oldukça duyarlıdır ve zehirin alınmasından kısa süre sonra kanın pıhtılaşma yeteneğindeki kayıp ve damar geçirgenliğinin artması nedeniyle şekillenen iç kanama sonucunda ölebilirler.
Dikumarol bileşikleri karaciğerde sentezlenen ve kanın pıhtılaşma mekanizmasında görev yapan protrombinin yapımını engelleyerek ve özellikle kapillar damarların geçirgenliğini artırarak etki yaparlar. Damar çeperlerinde hasar şekillenmesine bağlı olarak gelişen bu durum deride görülen peteşiyel kanamaların başlıca nedenidir.
Zehirin yüksek miktarda alımına bağlı olarak akut bir zehirlenme gelişir ve kısa sürede şekillenen iç kanama ve şok belirtileri gözlenebilir.
Zehirin az miktarda alınmasına bağlı olarak zehirlenme belirtilerinin görülmesi ve deride peteşiyel kanamaların şekillenmesi daha uzun bir sürede olabilir. Zehirin az miktarda uzun süreli alınması sonucunda belirtiler daha geç gözlenebilir ancak bu tür durumlarda ölüm genellikle kaçınılmaz sonuçtur. Klinik olarak görülen ilk bulgu mukozaların solgunluğu ve deride peteşiyel (nokta tarzında) kanamalardır. Solunum ve nabız hızlıdır.
Damarlardaki geçirgenliğin artışı nedeniyle çok hafif bir darbe sonucu dahi deride yaygın hematomlar (deri altında yaygın kanamalar)şekillenebilir.
Burun kanamaları ve kanlı bir dışkı görülebileceği gibi kusma esnasında da kan görülebilir. Erken müdahale edilmeyen durumlarda şekillenen iç kanama şok tablosunun gelişmesine neden olur. Hasta halsizdir ve ayağa kalkamaz. Vücut ısısının sürekli düşmesi durumun kötüye gittiğini işaret eden önemli bir bulgudur.
Köpeklerde sık karşılaşılan ve erken müdahale edilmediği taktirde mutlak ölümle sonuçlanan dikumaraol bileşiklerinin zehirliliğinin artışına neden olan bazı faktörler vardır.
* Kemoterapi veya yağlı besinlerle beslenme nedeniyle K vitamini noksanlığı olması,
* Karaciğerde hasar ve bu nedenle pıhtılaşma faktörlerinin üretiminde azalma olması,
* Yavru olması veya pıhtılaşma faktörlerinin yetersiz olması,
* Böbrek yetmezliği olması,
* Sulfonmidler gibi K vitamini sentezleyen bakterilerin gelişimini engelleyen ilaçların kullanılıyor olması doğrudan kanın pıhtılaşma mekanizmasında etkin olan faktörlerdir. Bu faktörlerin bir veya bir kaçının bir arada bulunması tedavinin başarısızlığına ve ölümün daha kısa sürede şekillenmesine neden olabilir.
 
 Fosfor Zehirlenmesi
 
osfor doğada değişik şekilerde bulunur. Vücutta nükleik asit ve fosfolipitlerin yapısında yer alarak enerji metabolizmasında görev alan fosforun dışında rat zehiri olarak kullanılan ve zehirlenmeye neden olan beyaz fosfor olarak bilinen şekli oral yolla alındığında oldukça güçlü bir toksik etki yapar.
Fosfor içeren preparatın oral yolla alımından sonra sindirim kanalından emilmesi kolay ve çabuk olur. Vücutta fosfat haline dönüşerek kolinesteraz enziminin oluşumuna engel olmak suretiyle etkisini gösterir.
Klinik olarak gözlenebilen ilk belirti huzursuzluk ve kusmadır. Kusma esnasında çıkarılan içeriğin ve solunum havasının sarmısak kokması karekteristik bir belirtidir.
Salya artışı, sancı belirtileri, solunum güçlüğü de gözlenebilecek belirtilerdendir. İlerlemiş durumlarda konvülsiyonlar, istem dışı idrar ve dışkılama ve koma şekillenmesi söz konusudur. Bunu takiben ölüm görülebilir.
Genellikle ani ölümlere neden olmadığından fazla gecikilmeden yapılan medikal tedavilere olumlu cevap alınabilir. Tedavide sindirim sistemindeki zehirin uzaklaştırılması esas alınmalıdır. Bu nedenle yapılacak ilk işlem kusturmak olmalıdır. Bu amaçla ılık suya bir çorba kaşığı tuz katarak içirmek fayda sağlayacağı gibi veteriner hekim kontrolünde kusturucu ilaçlar da uygulanabilir.
 
Striknin Zehirlenmesi
 
Striknin Hindistan, Güneydoğu Asya ve kuzey Avusturalyada yetişen Kargabüken bitkisinin tohumlarından elde edilen bir alkaloid maddedir. Suda çözünmeyen kristalize bir tozdur. En çok striknin sülfat tuzu şeklinde bulunur ve kullanılır. Rat zehiri olarak kullanılan striknin özellikle sokakta yaşayan köpeklerin öldürülmesi amacıyla bazı belediyelerin sıklıkla kullandığı bir zehirdir.
Striknin ağız yolu ile alındıktan sonra sindirim sisteminden emilimi ve vücutta yayılması çok hızlıdır. Vücutta herhangi bir dokuda birikmez ancak karaciğer ve böbrekte daha yüksek yoğunluğa erişebilir. Zehirlenmenin gelişimine etki eden en önemli faktör alınan zehirin miktarıdır. Yüksek dozlarda alınması etkisinin hızlı olmasına neden olmaktadır. Ayrıca midenin dolu veya boş olması da zehirin toksititesine etki eden bir diğer faktördür. Boş mide de emilim daha çabuk olacağından zehir etkisini kısa sürede gösterebilir. Ancak dolu olması da kusmayı engelleyebileceğinden dezavantaj olarak kabul edilebilir.
Striknin merkezi sinir sisteminde sinir hücreleri üzerine etki ederek omurilik ve beynin refleks uyarımlarında artışa ve bu nedenle çırpınmalara yol açar. Özellikle solunum kaslarında şekillenen aşırı uyarım ve kasılmalar sonucu görülen solunum yetmezliği ölüme sebep olabilir.
Zehirin alınmasından kısa süre sonra klinik belirtileri görmek mümkündür. Klinik belirtiler alınan zehirin miktarı ile ilişkili olarak değişiklik gösterebilir. Çok az miktarda bir zehir alımı söz konusu ise gözlenebilen belirtiler huzursuzluk ve kas titremeleridir. İlerleyen zamanlarda titremeler sıklaşarak aralıklı kasılmalar, solunumun hızlanması ve boyun tutulmaları gibi belirtiler görülebilir.
Yüksek miktarda zehir alınması halinde titremeler ile başlayan, aralıklı nöbetler halinde gözlenen kasılma ve çırpınmalar karekteristiktir. Tüm kaslarda kasılma söz konusudur. Özellikle bacaklar ve boyun kasılmış halde yerde yatar. Kasılmalar arasında gevşeme dönemleri olabilir. Bu dönemlerde en hafif uyarıya karşı dahi refleks verir ve tekrar kasılabilir.
Kalp atım sayısında ve solunum sayısında artış, pupillalarda büyüme ve solunum güçlüğü de gözlenebilen belirgin bulgulardır.
Başlangıçta bilinci yerinde olmasına karşın oksijen yetersizliğine bağlı olarak beyinin oksijensiz kalması sonucu ilerleyen dönemlerde şuur kaybı gözlenebilir. Kaslardaki sertliğin artması, solunumun engellenmesi ve kanın oksijeni tutma kapasitesinin düşmesine bağlı olarak dokularda siyanoz şekillenebilir. Kasılmaların sıklaşması ve şiddetinin artması, solunum güçlüğü ve siyanoz kötüye gidişi gösteren bulgulardır.
Oral yolla alındıktan sonra yaklaşık 16- 24 saat içinde vücuttan atılan stiriknin zehirlenmelerinde bu süre atlatıldığında zehirlenen köpeğin yaşama şansı yükselmektedir. Ölüm solunum yetmezliği sonucu görüldüğünden zehirlenme durumunda ilk olarak solunumu rahatlatıcı önlemlerin alınması faydalıdır. Ancak bunun yanında zehirin vücuttan kısa sürede uzaklaştırılması da büyük önem taşımaktadır. Striknin çabuk emilerek kısa sürede yüksek toksisiteye ulaştığından erken müdahale önemlidir. Zehirin alındığını gördüğünüz veya şüphe ettiğiniz taktirde kusturmanız zehirin etkinliğini azaltacağından faydalı olacaktır.
 

Barbituratlarla Zehirlenme

Barbiturat veteriner hekimlikte anestezi amacıyla kullanılan maddelerdendir. Yetkin olmayan kişiler tarafından kullanılması veya doz aşımı halinde zehirlenmeye neden olabilirler. Ayrıca açıkta bırakılan uyku ilaçlarının yenilmesi sonucunda da zehirlenmeye neden olurlar. Özellikle obur köpeklerde sık karşılaşılan bir durumdur.
Barbituratlar medulladaki solunum ve vazomotor merkezi felç ederek ölüme sebep olabilir. Kullanımı çoğunlukla kas içi ve damar içi yolla olur. Damar içi yolla uygulandığında kısa sürede etkisi başlar ve kaslarda hızlı bir gevşeme oluşur. Daha sonra hiç bir reflekse cevap vermeyecek durumda uyku haline geçer. Doz aşımının söz konusu olduğu durumlarda uyku hali daha da derinleşir ve solunum durabilir.
İlacın uygulanmasını takip eden 5-10 dk. içerisinde kaslarda, gevşeme uyku hali, göz refleksinin hafiflemesi ve kaybolması gözlenebilen ilk belirtilerdir.
Yüksek doz uygulamalarında yani zehirlenme halinde bu belirtiler daha ileri derecelerde gözlenir. Ayrıca solunumun zayıflaması ve durması, nabızın atmaması ve bir kaç dakika içerisinde kalp atımlarınında durması sonucu ölüm şekillenebilir.

Kontrollü olarak kullanıldığında etkin bir anestezik madde olan barbitürat zehirlenmelerinde erken müdahale edilmesi hayati tehlikeyi ortadan kaldırabilir. Özellikle solunumun desteklenmesi ve kalp-dolaşım sistemini uyaran ilaçların uygulanması yeterli olabilmektedir.

 

Bu haber 2689 defa okunmuştur.

facebook yorum




Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Haber & Duyuru

Yavru Köpeğimin Dişleri Dökülüyor

Yavru Köpeğimin Dişleri Dökülüyor Yavru Köpeğimin Dişleri Dökülüyor.Ne yapmalıyım? Yavru köpeklerde ki süt dişleri 5.5-6. aya kadar dökülerek yerine...

Kedi ve Köpeklerde Mevsime Bağlı Tüy Dökülmesi

Kedi ve Köpeklerde Mevsime Bağlı Tüy Dökülmesi Kedi ve Köpeklerde Mevsime Bağlı Tüy Dökülmesi Kedi ve köpek sahiplerinin evcil hayvanları ile ilgili en yayg...

Pet Sigorta

SAHİPLENDİRME

Bu sitenin tüm hakları saklıdır.Sitenin içeriği kaydedilmekte ve telif hakları kapsamında korunmaktadır. Kullanıcı, ticari olmamak, orjinalliğini bozmamak ve kaynak göstermek koşulu ile sitedeki içeriği kopyalamakta, dağıtmakta ve yayınlamakta özgürdür. Kullanıcı, siteden kopyaladığı içeriği bir internet sayfasında yayınlayabilmesi için, içeriği yayınladığı sayfadan siteye bağlantı vermek zorundadır.İçerik nedeni ile hakları ihlal edildiğini düşünen her gerçek ve tüzel kişi, iletişim sayfasından site yöneticisi ile irtibata geçerek kendisi ile ilgili içeriğin yayından kaldırılmasını istemelidir. © Copyright 2013 Vets & Pets Veteriner Kliniği
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi